Aramızdaki Şey
*. . .
Ellerine, uzun,biçimli parmaklarina, nerdeyse saydam tırnaklarina. İncecik bedenine. Bu dünyayla baş edemeyecek kadar kırılgan olduğunu o an kavradım.
Evet. Edebiyat bana bunu yapti 🙂
Derler ya, “İnsanlar ya yolculukta ya sarhoşken kendilerini açığa vururlar”
Papatyalarin mevsimi geldi. Yagizim ile sabahtan topladik bunlari Bi ara nefes aldim. Tomris’i okudum.
Tanıtım bülteninden;
Aramızdaki Şey, alabildiğine yalın ve süssüz bir anlatımla yazılmış kırmızı öykülerden oluşuyor. İlk öyküdeki kırmız giysinin anımsattığı olasılıklar gitgide başka kırmızı olasılıklara açılıyor. Tomris Uyar’ın ana temadaki kırmızıyla belirmek istediği asıl şey dostluk, sarmallar çizen bir sevgidir.
Tüm öykülerin arka planındaki renk, kızarmış yapraklarıyla sonbahardır. Yine diğer kitaplarında olduğu gibi toplumsal baskı bu kitabında da söz konusu.Kitabın son öyküsü “Akşam Alacası”nda Edip Cansever’in Tomris Uyar’a adadığı doğum günü şiirlerinden biri yer alıyor.
Öykü ile kalın 🙂