Kaçkınlar


Sel Yayıncılık tarafından çıkan Ferit Edgü’nün Kaçkınlar adlı öykü kitabını geçtiğimiz hafta sonu iki günde, keyif ile okuyarak bitirdim. Yanlış anımsamıyorsam, yazarın okuduğum ikinci kitabıydı. Öykü sevenlere rahatlıkla bu kitabı tavsiye edebilirim.Şahsen altını çizdiğim çok satırlar oldu efendim 🙂 Alıntılara geçmek istiyorum hemen.

 11133797_10205457080019379_1304150267513792406_n

Altı çizili satırlar;

* İçimde bir şeyler akıp gidiyordu. Tam göğsümden. Bir daha. Bütün organlarımı yitirdim, bomboş kaldım sandım. Belki gerçekten yitirdim. Bomboşumdur artık. Böyle yaşayıp gitmek . Gözümü açtım. Odada kimse yoktu. Biraz rahatladım. Masanın üstünde cetveli gördüm. Yerimden kalktım. Usulca cetveli aldım. Pencerenin önüne gittim. Pencereyi açtım. Ortalık güneşliydi. Denize baktım . Masmavi, dümdüz bir erginlik. Dalgasız. Birden denize atladım. Ürperdim. Atlamış gibi ürperdim. Denizin soğukluğunu duydum. Aşağıdan, taşıtlar, insanlar geçiyordu. Cetveli bıraktım. Kim bilir kimin kafasına düştü. Bunu düşünürken kapı açıldı. Kolumdan tuttular. Yavaşça tuttular. Yaralarım acımadı. İlk kez acımadı. Onların adımlarına uydum. Gene koridora çıktık .

syf 16

*Odamda rahatça oturabiliyordum. Bu arada bir düş kurmuştum. Arada bir söz gezdirdiğim kitapların sayfaları arasında, bu düşümü geliştiren sözcüklerle karşılaşıyordum. Benim de yaşamım bu işte: düşler ve sözcükler.

 syf 21

* Bu düşlerimi hiçbir zaman kimselere açmadım. Onlar alay ederler, böyle gülünç şeylerden anlamazlar. Buna akıllarını kullanmak diyorlar. Bana kalırsa tam tersi. Bu konuda elbet tartışmaya girecek değilim. Bunlar iki kere iki dört etmeyen gerçekler, der, güler geçerim. Benim gerçeğimdir bunlar .Önemini ve gerçekliklerini ben bilirim.

syf 22

*İçim karmakarışık, binbir ses , benim sesim , yabancıların sesi, ömrümde hiç duymadığım sesler, yabancı dilden, ya da değil, kendi kendime söylediklerim, kendime bile söyleyemediklerim, o anda kulaklarımda. Beynimde. Yüreğimde. Kasıklarımda. Dizlerimde. Gözlerimde. Sözcükler. Çığlık çığlık. Renk renk. Evet, hatta renk renk.

Hey hey kendine gel.
Kimin sesiydi bu?
Hey kendine gel, hey, diye mırıldandım.
Benim sesim miydi bu?

syf 40

* Geçmişten kalan ne varsa ürkütmekten çekinerek usulca kapıya yürüdüm. Az öncekinden daha karanlık , daha tasalı, daha sıkıcı o insan tünelinden geçtim. Bir yığın karışık, hiçbir şey söylemeyen sesleri aştım. Yalnız içimde. . .

…bana bir can verdiler…
…benim için bir şey yapmadılar…geceden çıkmak için …geceden çıkmak için… benim de kollarım var…vardı… benim de yüreğim…ama ben…

syf 68

Kaçkınlar adlı öykü kitabının arka kapak yazısı.

11149368_10205457260263885_215927371586502082_n

Keyifli okumalar dilerim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s