Yeter ki Kararmasın


Onat Kutlar’ın kitabını ilk kez okuyorum. Mektup/deneme türünde kitaplara vakit ayırmak istedim bir süre. Yeter Ki Kararmasın adlı mektup türündeki kitabını aldığım gibi birkaç güne  bitirdim. Yazar hakkında daha önceden hiç duymadığım bir bilgiyi paylaşmak isterim bu arada. Kutlar ; 30 Aralık 1994’te The Marmara Otel’in pastane katına yapılan bombalı saldırı sonucunda ağır yaralandı. 11 Ocak 1995’te hayatını kaybetti. Üzücü bir ölüm haberi. . .

Sevdiğim yerlerden biraz alıntı yapmak istiyorum.

Be59pOeIcAA4Ela

*Sen ne dersin arkadasim,bizler dayanabilecek miyiz”zamanin kamcisina,zorbanin kahrina, gururun cignenmesine,sevginin kepaze edilmesine,yasalarin bunca yavas,yüzsüzlügün bunca cabuk yürümesine ve kötülere kul olmasina iyi insanin?” Ben degil, “Çagdasimiz Shakespeare” soruyor bunu yüzyillar öncesinden.

*…Haziran günesinin cicekler yigdigi balkonlara,”öpüslerle derinlesen” gölgeli odalara,bütün güzel cocuklarin anasi olan özgürlügün saclarina, sararmis bildiri kuslarinin kanatlarina,topraga, denize ve gökyüzüne. Nasil bir sessizlikti bu kardesler? Nicin basini kaldiran kimse yok unutusa? Nicin bu kadar ölüvar? Neden bu kadar cok deniz setleri? Ve niçin bu kadar çok unutmak istedigimiz sey var?

* İlk bakista her sey eskisi gibi. Hava fena degil. Cocuklar okula gidiyor. Gencler sevisiyor. Kadinlar doguruyor. Marangoz ustalari ve fabrikalar calisiyor. Yaslilar birer ikiser ölüyor. Bitkiler gene ayni mevsimlerde yaprak ya da tohum dókùyor. Yasam sürüp gidiyor. Ama eksik olan bir sey var. Ne ?

*”Gülüyor musunuz?” Elbette. Eskiden de gülerdim. Daha dogrusu bugünkü gülüsüm dünkü gülüsümün ayni. Kir cocuklugumun gülüşü, orman cocuklugumun. Bu gülüsü koruyacagim her zaman. Her zaman, ölürken bile.

*Nasil bir alacakaranlik…Geceyle gündüzün arasina sıkısmıs uzun bir kör saat. Gecmisle gelecegin, doguyla batinin, ölümle yasamin arasina sıkısmıs. Alacakaranlik görünmez bir cevrintiyle yutup götürüyor her seyi. Bu noktada onurla alcakligin sinirlari birbirine karisir. Her seyin. Direnmenin, köseyi dönmenin, özgürlügün, tutsakligin.Cikmak? Böyle durumlarda herkesten önce birilerinin dönüp kapiya bakmalari gerekir. Oysa Bizans’in ic ice cemberlerinde, sıkıstırılmıs köle sarhoslugu ile dolaniyoruz.

Keyifli okumalar dilerim. . .