Bazuka


Elimdeki Bazuka bittiiiii 🙂 korkmayın elimde patlamayacak kitap,bazuka nın kelime anlamına istinaden böyle bir girişte bulunayım dedim bende,anlamı ise;bir tür roketatar,bir nevi silah,bir ek bilgi daha Ikıncı Dünya Savaşı esnasında da kullanılmış bir silah olarak da bilgi edinmiş oldum.

Kitapta biraz yer yer zorlandım,şöyle ki öykünün bazı yerleri beni zorladı ya kendımı öyküye verememiştim ya da işin kaymağını alamamıştım özünde =),bazı öykülerine de eleştiri geldiğini bilgisini edinmenin ardından (ki eleştiri yermek amacı olmadıgı sürece tadında güzeldir değil mi),en çok sevdiğim öykülerini dile getirmek istiyorum:  Kırmızı,Aşk ,Yalnız ve Bazuka,Şarap,Kurtuluş On İki ve Tutkular Kitaplığı(hepsine yakın) bunlar yer aldı.Öykü kitabına olur da gözünüz ilişirse yine de bir bakın derim =)

Yazarın diğer iki romanı:Har ve Tol

en sevdiğim kısıma gelelim =) altını çizdiğim satırlar ;

Her tür acının hem başlangıcı hem bitişi aşktan değil midir zaten?Aşk değil midir,nihai ismimizi koyup bizi kendimize hamile bırakan,kendi kendimizi doğurmamızı sağlayan ve ortaya çıkan bebeği önce mucize sonra hilkati garip,veya tam tersi kılan?

 Aşk,bir,iki veya daha fazla kişi fark etmez,her halükarda yalnızlık demekmiş,bunu şimdi gayet iyi anlıyorum.

 İnsan çocukken bir büyük saadet ülkesinde yaşıyor,sağa sola şuursuzca koşturup neşeyle kişniyor.Sonra büyüyor,büyüdükçe salaklaşıyor,salaklaştıkça unutuyor o mesut dıyarı,bir nevi ölüyor.Çocuklukla yaşlılık arasındaki dönem araf misali;kitabesi ağır mesailerle,küçük hesaplarla,kesif mutsuzluklarla yazılan bir mezartaşının gölgesinde azap gibi boktan hayatlar.Yetişkinler zombilere benziyor…(aynı zamanda arka kapak yazısı)

Adeta azarlar gibi, yine kesti sözümü:

“Sayın Davman, iyi edebiyatçıların değeri er geç bilinir, bunun böyle olacağını da her iyi edebiyatçı bilir…”

Şaşkınlığımın yüzüme vurmasına engel olamadım sanırım. Devam etti:

“Bakın, size kendi fikrimi söyleyeyim: Asıl vahim ve acı olanı, değeri bilinmemiş okuyucuların durumudur…”

“Nasıl?”

“Edebiyatçının eseri kalır, okuyucu ise ölür… Okudukça zevkleriniz incelir, daha tuhaf, daha rafine kitaplara, yazarlara el atmaya başlarsınız, bu meşgale sırasında muhtemelen hayat gailesi bakımından dibe doğru kaymaktasınızdır… Okuduklarınızı, müstesna olduğunu düşündüğünüz satırları birilerine anlatmak istersiniz, zira şahsa mahsusun hazzı kısa sürer, ömrü uzun olan paylaşmaktır… Fakat ortalığı her zamanki gibi kaba saba kelimeler, düşük cümleler işgal etmiştir, o gürültüde kimse sizi duymaz… Okumak hem bir hayat başarısızlığının, ki unutmayın okumak mağlupların işidir, hem de derin bir yalnızlık hissinin sebebi olup çıkmıştır… Okuduğunuz onca kitabı, hayatınızı yatırdığınız o zorlu ve hassas meşgaleyi mezara götüreceğinizden korkmaya başlarsınız… Ve siz de bilirsiniz ki yalnız ölmek zordur, arkanızda mutlaka birkaç müttefik, birkaç şahit bırakmak istersiniz…”

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s